ABD, İran’a Geçiş Ücreti Ödeyen Nakliye Şirketlerini Yaptırımlarla Tehdit Ediyor

ABD, Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş için İran’a ödeme yapan nakliye şirketlerini yaptırımlarla karşı karşıya kalabilecekleri konusunda uyardı. Bu uyarı, bölgedeki gerilimi daha da artırırken, küresel deniz ticaretini de etkileme potansiyeli taşıyor.

OFAC’tan Yaptırım Uyarısı

Cuma günü ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından yapılan bir bildirimde, ABD’li kişi ve şirketlerin İran hükümet kuruluşlarına ödeme yapmasının genellikle yasak olduğu belirtildi. Ayrıca, ABD dışındaki kişilerin bu tür ödemeler yapmaları halinde yaptırımlara maruz kalma riski taşıyabileceği vurgulandı. OFAC, “İran limanlarına uğrayan gemilerle ilgili denizcilik sektörü katılımcıları, İran’ın denizcilik sektörünü ve limanlarını hedef alan birden fazla yaptırım yetkisi kapsamında önemli yaptırım riskiyle karşı karşıyadır” açıklamasını yaptı.

İran’ın Bakış Açısı ve Abluka

İran, Şubat ayında savaşın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği önemli ölçüde kısıtlamış durumda. ABD de İran limanlarına deniz ablukası uyguluyor. İran, ABD’nin abluka altındaki limanlarına giren ve çıkan gemileri durdurmasını “korsanlık” olarak nitelendiriyor. Tahran yönetimi, boğazdan serbestçe geçiş için gemilerden geçiş ücreti topladığını savunuyor. İran Parlamentosu Başkan Yardımcısı Hamidreza Hacı Bababei, geçen hafta ilk geçiş ücreti gelirinin ülkenin Merkez Bankası’na yatırıldığını iddia etti. Ancak bu iddia bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanamadı ve ödeme miktarı veya yöntemi hakkında detay verilmedi.

Ödeme Yöntemleri ve Hukuki Riskler

OFAC’ın uyarısı, ödemelerin nakit yanı sıra “dijital varlıklar, mahsuplaşmalar, gayri resmi takaslar veya diğer ayni ödemeler” şeklinde olabileceğini, buna hayırsever bağışlar ve İran büyükelçiliklerindeki ödemelerin de dahil olduğunu belirtti. Ajans, ABD dışındaki kişilerin ödeme yapmaları halinde, sigortacılar ve finans kuruluşları gibi ABD’li kişilerin yaptırımları ihlal etmesine neden olursa, hukuki ve cezai yaptırım sorumluluğuyla karşı karşıya kalabilecekleri konusunda uyardı.

ABD’nin Stratejisi ve Yeni Yaptırımlar

OFAC, “İran’ın ana gelir getiren sektörlerini, özellikle petrol ve petrokimya sektörlerini agresif bir şekilde hedeflemeye devam edeceğini” bildirdi. ABD Hazine Bakanlığı da Cuma günü üç İran döviz bürosuna yaptırım uyguladığını duyurdu ve bu büroların petrol gelirlerini daha kullanılabilir para birimlerine dönüştürdüğünü belirtti. Hazine Bakanı Scott Bessent, kurumunun “rejimin fon üretme, taşıma ve geri gönderme yeteneğini acımasızca hedefleyeceğini ve Tahran’ın yaptırımlardan kaçınma girişimlerini kolaylaştıran herkesin peşine düşeceğini” ifade etti.

Çatışmanın Genişleyen Etkileri

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasının ardından, İran Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemileri hedef alarak iki tanesine el koydu. ABD ayrıca 13 Nisan’dan bu yana deniz ablukası uygulayarak tüm gemilerin İran limanlarına giriş çıkışını engelledi. ABD Merkez Komutanlığı (Centcom) Cuma günü yaptığı açıklamada, abluka başladığından bu yana 45 ticari gemiye geri dönmelerinin söylendiğini belirtti. Genellikle her ay yaklaşık 3.000 geminin geçtiği boğazdan geçen gemi sayısı, günde sadece birkaç gemiye düşmüş durumda.

Küresel Ticaret ve İnsani Yardım Üzerindeki Etkisi

Boğaz, petrol ve gıda, ilaç ve teknolojik malzemeler dahil diğer mallar için kritik bir nakliye kanalıdır. Daha yüksek nakliye ve yakıt maliyetleri, mülteciler ve yerinden edilmiş kişiler dahil olmak üzere “acil durumlardaki insanları orantısız bir şekilde etkiliyor”. Birleşmiş Milletler (BM) ajansı, Sudan’a insani yardım ulaştırma maliyetinin son aylarda iki katına çıktığını, Güney Afrika’daki Ümit Burnu çevresinden sevkiyatların yeniden yönlendirilmesinin teslimat süresine 25 gün eklediğini belirtti. Ajans, deniz kargolarını yeniden yönlendirerek ve kara koridorlarına daha fazla güvenerek hızla adapte olduğunu söyledi. Ancak “Orta Doğu’daki istikrarsızlık devam ederse, artan maliyetler, gecikmeler ve sınırlı taşıma kapasitesinin insani operasyonları daha da kısıtlaması muhtemeldir” uyarısında bulundu.

Diplomatik Çabalar ve Trump’ın Tepkisi

ABD ve İran, 8 Nisan’da kırılgan bir ateşkes başlattı. O zamandan beri iki ülke görüşmeler yaptı, ancak uzun vadeli bir anlaşmaya varılamadı. İran’ın devlet haber ajansı IRNA’ya göre, İran Perşembe gecesi Pakistan’daki arabuluculara savaşı sona erdirmek için bir teklif sundu. Ancak ABD Başkanı Donald Trump bu teklife olumsuz yanıt verdi. Trump Cuma günü, “Bir anlaşma yapmak istiyorlar, ben heyecanlı değilim, bu yüzden ne olacağını göreceğiz” dedi. “Çünkü esasen askeri güçleri kalmadı. Oraya ulaşıp ulaşamayacaklarından emin değilim” diye ekledi. Başkan, teklif hakkında detay vermedi veya neden memnun olmadığını açıklamadı, ancak “Kabul edemeyeceğim şeyler istiyorlar” dedi. Ayrıca İran liderliğinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirerek, “Çok dağınık bir liderlik. Hepsi bir anlaşma yapmak istiyor, ama hepsi karmakarışık” yorumunda bulundu.

İran’daki Liderlik Değişimi ve Çatışmanın Kökenleri

İran’ın Yüksek Lideri Ali Hamaney’in savaşın ilk gününde ABD ve İsrail saldırılarında öldürülmesinin ardından oğlu Mücteba Hamaney onun yerine geçti. Ancak karar alma süreci savaş öncesine göre daha az merkezi görünüyor. Perşembe günü Trump, İran için “onları cehenneme kadar bombalayıp sonsuza dek bitirmek”ten “bir anlaşma yapmak”a kadar çeşitli seçenekler hakkında bilgilendirildiğini söyledi. Çatışma, ABD ve İsrail’in Şubat ayında İran’a geniş çaplı saldırılar düzenlemesiyle başladı. İran ise İsrail’e ve Körfez’deki ABD müttefiki devletlere saldırılarla karşılık verdi. ABD ve İsrail, İran’ın nükleer bomba geliştirmeye çalıştığını iddia etti, ancak Tahran bunu şiddetle reddediyor.

#ABD #İran #Yaptırımlar #HürmüzBoğazı #DenizTicaret #OFAC #Jeopolitik #OrtaDoğu #KüreselEkonomi #İnsaniYardım

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir