Sistan ve Beluçistan, stratejik konumu ve eşsiz sınır potansiyellerine dayanarak ekonomik dönüşüm yolunda önemli adımlar atmıştır. Resmi istatistiklere göre, eyaletin sınır ticareti 1404 (Hicri Şemsi takvimi) yılında çarpıcı bir büyüme göstererek 3 milyon tonu aşmış, bu da ihracat ve transit alanındaki dinamizmi ortaya koymuştur. Bu ticari başarının yanı sıra, eyalet yetkilileri, çalışma kültürünü iyileştirmeye ve girişimcilik altyapılarını güçlendirmeye odaklanarak, sahte işleri ortadan kaldırıp üretken istihdamı teşvik ederek bu ticari sıçramayı ülkenin en geniş eyaletinde genel refah ve dengeli kalkınma için sürdürülebilir bir platforma dönüştürmeyi hedeflemektedir.
İran’ın doğu ticaret kapısı olarak bilinen Sistan ve Beluçistan eyaleti, son yıllarda sınır altyapılarını kullanarak ülkenin ekonomik döngüsündeki rolünü güçlendirmeyi başarmıştır. Eyalet Tarım Cihadı Kurumu’nun son raporları, bu sektörde büyük bir dönüşüme işaret etmektedir. İstatistiklere göre, 1404 yılında toplam sınır ticareti 3 milyon 82 bin 826 tona ulaşmıştır. Bu rakam, 1403 yılında yaklaşık 1 milyon 860 bin ton iken, bu iki rakamın karşılaştırılması %65’lik kayda değer bir büyümeyi göstermektedir.
409 bin ton ihracat, 2 milyon 486 bin tonu aşkın ithalat ve 186 bin ton transitten oluşan bu ticaret hacmi, sadece eyaletin ekonomik çarklarını döndürmekle kalmamış, aynı zamanda sınır gümrüklerindeki yüksek karantina kapasitesini de ortaya koymuştur. Öyle ki, sadece geçen yıl tarım ürünleri için 15 binden fazla sağlık sertifikası düzenlenmiş olması, bölgedeki ihracatın standartlaştırıldığının bir kanıtıdır.
Kültürün İyileştirilmesi, Sürdürülebilir Kalkınmanın Ön Koşulu
Ancak, bu büyük ticari potansiyellerin kapsamlı bir kalkınmaya dönüşebilmesi için eyaletin yürütme ve kültür kurumları “çalışma kültürü” konusuna özel bir önem vermektedir. Sistan ve Beluçistan Halk Kültürü Karargahı Sekreteri Hüccetü’l-İslam Mustafa Cihanşahi, girişimcilik kültürü oluşturulmadan ticari altyapıların eksik kalacağına inanmaktadır. Ona göre, toplumun bazı kesimlerinin üretken olmayan faaliyetlere ve sahte işlere yönelmesi, eğitim ortamlarının eksikliğinden ve “doğru iş” kavramına yabancılıktan kaynaklanmaktadır.
Bu nedenle, Halk Kültürü Karargahı bir “kolaylaştırıcı” rolü üstlenerek ekonomik ve kültürel kurumlar arasında sinerji yaratmayı hedeflemektedir. Bu yaklaşım, kurumların çalışma kültürünü güçlendirmek için belirli uygulama modelleri sunması gerektiğine inanmaktadır, böylece gençlerin üretken pazarlara girişi kolaylaşacaktır.
#SistanVeBeluçistan #EkonomikDönüşüm #SınırTicareti #İstihdam #AltyapıGelişimi #Girişimcilik #Kalkınma #İranEkonomisi #Ticaret #SürdürülebilirKalkınma












Leave a Reply